Sorunuz mu var?

info@hastane34.com.tr

Çagrı Merkezi

+90 212 630 4545

Bel Fıtığı

Hastane 34 Makaleler → Bel Fıtığı

Bel Fıtığı

Bel Fıtığı Artık Korkulu Rüyanız Olmasın!

            Bel bölgesi vücut ağırlığımızı taşıyarak yükü kalçadan bacaklara aktaran ve aynı zamanda günlük aktivitemiz içerisinde gövdemizin hareketli olmasını sağlayan bir yapıdır. Belimizde 5 adet omur ve bunların arasında kıkırdak yastıkçıklar (disk), eklem yapıları ve bunlara destek olan kaslar ve diğer yumuşak dokular bulunur. Bel omurlarının yük taşıma, hareketlerimize katkı sağlama ve omurilik ve sinir köklerine koruyuculuk gibi görevleri vardır. Bu bölgeden kaynaklanan sinirler, bacakların kas kontrolünü ve duyusunu, idrar, gaita ve seksüel fonksiyonların kontrolünü sağlar.  

Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi), insanoğlunun ayakta durmasının bir bedelidir! İki bel omurgası arasındaki süspansiyon görevi gören diskin daha sert olan dış katmanındaki bir çatlaktan iç kısımdaki kısmen daha yumuşak olan dokunun arkaya doğru yer değiştirmesi sonucu omurilik ve/veya sinir köküne bası yapması ile oluşan bir hastalıktır. Bel Fıtığının bulunduğu omurga seviyesi, bu segmentteki yerleşimi ve evresine göre çeşitleri vardır. En sık L5-S1 ve daha sonra L4-5 omurgaları arası görülür. Yerleşimine göre de en sık santral (orta hat) ve parasantral (orta hattın bir miktar yanında) görülür.

Bel ağrısı gelişmiş toplumlarda görülen kronik hastalıklar arasında kalp hastalıklarından sonra ikinci sırayı almakta ve cerrahi tedavi yapılan hastalıklar arasında beşinci sırada bulunmaktadır. Bu derece yaygın olan bel ağrılarını “akut” ve “kronik” olmak üzere 2 gruba ayırabiliriz. Akut bel ağrılarında genellikle ağrı birkaç gün içerisinde azalır ve birkaç hafta sonra tamamen geçer. Ağrı 3 aydan daha fazla sürüyorsa bu ağrıya kronik bel ağrısı denir.

Bel Fıtığı en sık 30 – 40’lı yaşlarda görülür, 20 yaş altı veya 60 yaş üstünde görülme sıklığı daha azdır. Bu hastalık, ciddi iş gücü ve maddi kayıplara neden olur. Sosyokültürel olarak insanların gündelik yaşamlarını ve hayat kalitelerini önemli ölçüde etkiler. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, hiç değilse insanların %80’i hayatlarının bir döneminde bel ağrısı yaşamaktadır. Peki bu bel ağrılarının hepsi Bel Fıtığı mıdır? Hayır, çünkü beli ağrıyan hastanın yaklaşık %2-5’inde Bel Fıtığı saptanmaktadır. Belim ağrıyor fıtığımın olma ihtimali de az, o zaman doktora gitmeme gerek yok! Çok büyük yanlış, çünkü bugün giderek artan oranda daha kolay bir hekime ulaşabilme imkanı sayesinde sorunumuzun kaynağını tespit etmek ve konuyla ilgili hekimimizin önerilerini almak gerekir.

Her hasta ameliyat gerektirmez. Adeta merdivenin basamakları gibi bu hastalığın tedavisinde de biz hekimler basamak basamak tedavi uygulamayı isteriz. Öncelikle ilaçlar ve hastaya kısa süreli istirahatler verir, gündelik hayatını tekrar bir gözden geçirir ve yanlışlarını tespit edip “Omurga dostu bir insan nasıl olunur?” sorusuna yanıt ararız. Bunlar yetmezse gerektiğinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı meslektaşımızdan yardım alırız. Tüm bu yapılanlarla hastamızda anlamlı bir sonuç elde edemezsek hastamıza ameliyat olmasını öneririz. Gördüğünüz gibi her Bel Fıtığı hemen ameliyat gerektiren bir durum değildir.

            Bel Fıtığı tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir ancak tıbbi kayıtlara göre M.Ö. V. YY Aerelianus böyle bir hastalıktan bahsetmiş, 19. YY’da Laseque, Bel Fıtığı ile siyatalji arasındaki ilişkiyi tanımlamış ve 1978 yılında Sn. M. Gazi Yaşargil ilk kez “mikrodiskektomi ameliyatını” uygulamıştır.

Bugün artık Bel Fıtığının cerrahi tedavisinde “mikrodiskektomi” dediğimiz yöntem altın standart haline gelmiştir. Hastaya özgü yapılan değerlendirme sonucu, fıtığının yerleşimine göre de uygun olgularda minimal invazif bir cerrahi yöntem olan endoskopik diskektomi de uygulanabilir. Geçen bunca zamanı, sayın Yaşargil hocamızın dünya nöroşirürji tarihinde açtığı bu büyük çığırı ve teknolojik gelişmelerin ışığında bugün türk ve dünya tıbbının geldiği noktayı düşündüğümüzde artık bu hastalık korkulu bir rüya olmaktan çıkmıştır.

            Hastaların “şikayetlerinin doğru dinlenip iyice muayene edilerek irdelenmesi”, “doğru tetkiklerle tanının ortaya konması”, “hastaya özgü doğru tedavi stratejisinin belirlenmesi”, “cerrahi gereken hastalara da doğru cerrahi tekniğin belirlenmesi” ve “ameliyat öncesi ve sonrasında uygun şekilde hastaların bilgilendirilmesi” ile bugün geldiğimiz noktada hasta ve hekim açısından yüz güldürücü sonuç elde etmek mümkündür. Lütfen doktorunuza müracaat etmekten çekinmeyiniz. Biliniz ki en doğru, en güncel ve en ilmi bilgiler ondadır.

 

                                                                                                                    Op. Dr. Ahmet ÇETİNKAL

                                                                                                               Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Makaleler
Tıbbı Birimler

Hasta Görüş ve Öneri Formu

Lütfen geçerli adı girin!
Lütfen geçerli e-posta adresini girin!
Lütfen geçerli Mobil Numarayı Girin!
Konu
Görüş ve Öneri

Acil Durumlarda

İl Sağlık Müdürlüğü’nden Ruhsatlı tam donanımlı ambulanslarımız ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden Çalışma Belgeli alanlarında deneyimli Acil Tıp Teknikerleri (AABT / Paramedik), Acil Yardım Teknisyenleri (ATT) ve İlk Yardım Sertifikalı duyarlı sürücülerimizden oluşan Takım Arkadaşlarımızla 7/24 sizlere bir telefon kadar uzaktayız.
Ambulans Numarasi : +90 212 630 4545